Andrea Levy'nin Kısa Anlatılarında Göç

Müjgan Ayça VURMAY

Öz


Bu makalenin amacı göçmenin öyküsünü Levy'nin “Back to My Own Country: An Essay” (Ülkeme Dönüş: Bir Deneme)'inde ve “The Diary” (Günlük) ve “That Polite Way That English People Have” (İngilizler'in Sahip Olduğu O Malum Kibar Tavır) başlıklı öyküleri odağında incelemektir. Levy'nin öyküleri otobiyografi, tarih, toplumsal eleştiri ve kurmacayı kaynaştırmaktadır. Göç olgusunun bazı olumlu yönlerinin yanı sıra olumsuz yanlarının da ortaya koyulduğu bu öykülerde göçmenin düşlediği peri masalıvari dünyanın yanında göçmen deneyiminin içerdiği ironiler göz önüne serilir. Söz konusu anlatılarda Levy, Karayipler'den İngiltere'ye göç eden ikinci-kuşak göçmen olarak kendi öyküsünü, Jamaica'lı ve siyahi-Britanya'lı kültürel mirasını, yaşadığı kimlik bunalımını ve ırksal farkındalık, ırkçılık, ve cinsiyetçi önyargıları ele alırken Atlantik köle ticareti, sömürgecilik ve Britanya İmparatorluğu, Karayipler'den göç eden Windrush kuşağı ve Britanya ve Karayiplerin ortak tarihi hakkındaki düşüncelerini ve bilgileri de sunmaktadır. Levy'nin amacının hem kişisel mirasını ve Karayipler'le Britanya'nın ortak mirasını açığa çıkarmak hem de tarihsel “unutkanlığa” bir derman olarak yapıtlarında tarihi yeniden yazmak olduğu söylenebilir. Yazarın “tersine göç” motifini kullanması bu amacını gerçekleştirmektedir. Nitekim, Britanya'lı Karayiplilerin öyküsünü marjinden merkeze taşıması, bir nevi geçmişin telafisi olarak görülebilir.

Anahtar Kelimeler


Andrea Levy; Göç; Sömürgecilik; Kölelik; Kimlik

Tam Metin:

PDF (English)


DOI: http://dx.doi.org/10.33537/sobild.2020.11.1.11