Yaşam Döngüsünde Yönetim: Varoluştaki Algının ve Değişimin Kronolojisi

Nurcan AKBAŞ, Bahar TANER

Öz


Yönetimin geçmişi insanlık tarihinin başlangıcına kadar uzanır. Evrenin nasıl ve hangi şartlarda oluştuğu, insanı nasıl etkilediği, insanın ortaya çıkışı ile ilgili koşulların açıklanması önemlidir. Bu kronolojik çalışmada varoluştaki algı ve değişim, evrenin oluşumu, insanlık tarihinin başlangıcına kadar uzanan kökler ve yönetsel düşüncenin oluşumuna yer verilmiştir. İnsanlığın köklerinin ve yönetimin köklerinin gelecekteki evrime ışık tutması beklenmektedir. Nereden gelindiğinin bilinmesi, algı ve değişimin yönetimi nasıl etkilediğini ortaya çıkaracaktır. Böylece daha iyi ve çoğulcu bir yönetim anlayışının gelişmesi mümkün olabilir. Günümüzde şirketlerin, kurumların ve sosyal ilişkilerin daha iyi yönetilmesine, geçmişteki yanlışların düzeltilmesini ve tekrarlanmamasını sağlayacak örgütlenmelere ve stratejilere duyulan ihtiyaç oldukça yüksek düzeydedir. Yönetimin köklerinin kronolojik bir yaklaşımla ele alındığı çalışmada dünyada yaşanan kaos ortamında etkili olabilecek bir yönetim anlayışının ip uçlarına yönelik değerlendirmeler yer almıştır. Kronolojik açıklamalarda insanlık tarihindeki yönetim yapılanmaları ve varoluştaki algının nasıl değiştiği yer almıştır. Yeryüzündeki yaşamın ilk aşamasında anne ve çocuklardan oluşan aile yapısında baba yoktur ve kadın eril cins olmaksızın kendi kendine üreyen bir yaşamın tek temsilcisidir. Doğal seçilim ve evrimleşmenin şekillendirdiği ilk insan topluluklarında, varoluş algısının doğallığını yansıtan kadın egemenliğindeki yönetim yapıları mevcuttur. Sabanın icat edilmesi, toplumsal mülkiyetten bireysel mülkiyete geçiş, yazılı tarih, devlet ve din ile yönetim yapıları yapay bir yolla değişime uğratılmıştır. Bu değişim, kadınları toplumdan dışlayan erkek egemenliğindeki patriyarkal yönetim örgütlenmelerini ortaya çıkartmıştır. Günümüzde erkek egemenliğinin ideolojik, toplumsal ve politik gücü temelden sarsılmaya başlamıştır. Bu çalışma ile sosyal yaşam ve doğadaki biyolojik yaşam arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılması, daha iyi bir sosyal yaşam organizasyonu ve yönetimine yönelik önerilerde bulunulması amaçlanmıştır. Kadınların doğal yaratıcı, yönlendiren ve yöneten gücünün öne çıktığı bir yönetim değişimi, tüm eşitsizliklerden arınan bir toplum, örgütlenme ve daha mutlu bir gelecek umudu vermektedir.

Anahtar Kelimeler


Yönetim; Matriyarkal düzen; Patriyarkal düzen; Kadın; Erkek

Tam Metin:

PDF


DOI: http://dx.doi.org/10.33537/sobild.2021.12.1.12