Kişilerarası İletişimde Yaş Kalıpyargıları: Kuşaklararası İletişimde Yaşa Dayalı Kalıpyargıların Rolünü Anlamak

Derya GÜL ÜNLÜ

Öz


Değerlendirenin karşısındakini anlamlandırma süreci, değerlendirilenin duyu organlarıyla algılanmasının yanı sıra içinde bulunulan toplumsal yapının kültürel değer ve normlarının rehberliğinde tercüme edilmesini de içermektedir. Bu süreçte, bireyin toplumsal yaşama katılmasından itibaren öğrenip, içselleştirdiği kalıpyargıları oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Birey, kişilerarasında kurulan iletişim sürecine zihninde kategorize ettiği kalıpyargıları doğrultusunda pozisyon alarak başlamakta ve iletişim sürecini aldığı bu pozisyona uygun olarak sürdürmektedir. Bu durum kuşaklararası iletişim perspektifinden ele alındığında ise, yaşlı bireylerin yer aldığı tüm kişilerarası iletişim süreçlerinde yaş kalıpyargılarının önemli bir belirleyiciliğinin bulunduğu görülmektedir. Söz konusu kalıpyargılar, yaşlı bireylere ilişkin değerlendirmeleri şekillendirerek, çoğu zaman onlar hakkında gerçek dışı çıkarımlar yapılmasına ve taraflar arasındaki iletişim sürecinin olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Bu perspektiften yola çıkan çalışma içerisinde, kişilerarası iletişim sürecinde yaş kalıpyargılarının rolüne odaklanılmakta, kalıpyargı içeriklerinin değerlendiren ve değerlendirilen açısından nasıl olumsuz çıktılara dönüşebildikleri ele alınmakta ve literatürdeki kuşaklararası iletişim modellerine değinilerek, olası çözüm önerileri aktarılmaktadır.

Anahtar Kelimeler


Kişilerarası İletişim; Kuşaklararası İletişim; Yaşa Dayalı Ayrımcılık; Yaş Kalıpyargısı

Tam Metin:

PDF


DOI: http://dx.doi.org/10.33537/sobild.2021.12.2.6