Komodor David Porter'in İstanbul Maslahatgüzârlığı

Ahmet Şamil GÜRER

Öz


Osmanlı-Amerikan ilişkileri 1830 Ticaret Anlaşmasındaki Osmanlı taleplerinin Birleşik Devletler kongresi tarafından reddinden kaynaklanan diplomatik bir krizle başlamıştır. Bâbıâli'nin bu anlaşmadan beklentisi Osmanlı donanmasının modernizasyonunda Amerikan teknik yardımını içeriyordu. Osmanlı tüccarlarının Amerika ile neredeyse hiç ticari ilişkisinin bulunmadığı dikkate alındığında anlaşmanın teknik yardım meselesi ile ilgili kısmının reddi ile anlaşma Osmanlı tarafı açısından bütün anlamını yitirmektedir. Kongrenin kararına müdahale edemeyen Birleşik Devletler Başkanı Andrew Jackson anlaşmanın Bâbıâli tarafından feshini önlemek için İstanbul'a gayri resmi yollardan dönemin yetenekli gemi inşaat mühendislerinden Henry Eckford'u göndermiştir. Aynı tarihlerde İstanbul maslahatgüzarı olarak atanan Birleşik Devletler'in ünlü donanma komutanlarından David Porter'in öncelikli görevi Bâbıâli'yi ikna ederek anlaşmanın yürürlüğe girmesini sağlamaktı. İstanbul'a vardığında diplomatik rütbesi ve Amerikan diplomasisinin hatalarından kaynaklanan başka meseleler dolayısıyla uzunca bir süre Reisülküttâb ile bile görüşemeyen Porter Osmanlı donanmasının modernizasyonunda danışmanlık yapacağına dair Bâbıâli'ye verdiği yazılı teminatla anlaşmanın onaylanmasını sağlamıştır. Sonraki süreçte teminatını yerine getirmesi ve bizzat Sultan II. Mahmud ile geliştirdiği kişisel dostluğu Amerikan diplomasisinin Bâbıâli nezdinde zedelenmiş olan itibarının restorasyonunda büyük rol oynamıştır. Bu çalışma yukarıda bahsedilen hususları David Porter'in mektupları ve hatıraları çerçevesinde incelemektedir.

Anahtar Kelimeler


Amerikan Maslahatgüzârı; Osmanlı Bahriyesi; Osmanlı-Amerikan İlişkileri; 1830 Ticaret ve Seyr-i sefâin Anlaşması; II. Mahmud

Tam Metin:

PDF


DOI: http://dx.doi.org/10.33537/sobild.2022.13.1.1