Abdülhak Şinasi Hisar’ın Eserlerinde Hayallerden Hakikate İnsan

Mahfuz ZARİÇ

Öz


Bu yazıda Abdülhak Şinasi Hisar’ın başta romanları olmak üzere eserlerinde insan konusu tematik açıdan ele alınmaktadır. Yazıda yöntem olarak, temeli dilbilimci Ferdinand de Saussure’e (1857-1913) dayandırılan ikili karşıtlıklardan2 yararlanarak bir tasnif çalışmasında bulunulmaktadır. Hisar’ın eserlerinde geçmişi tekrar yaşamak ve yaşatmak isteyen, güvenme ve inanma ihtiyacı içindeki insanda zamanla, ebediyet arzusu yerini ölüm ve yokluk korkusuna, hayaller hakikate, hülyalar ümitsizliğe, özlemler endişelere, manevî sevgi iklimi maddî kuruluğa ve yalnızlığa, itikatlar şüphelere bırakır. Çocukluk ve ilk gençlik dönemleri, hatıralara dönüşmüş kayıp cennet zamanlara dönüşür. Hâlden kaçtıkça insan rüyaya, hayale, hatıraya, geçmiş zamanlara sığınır. Bekleyiş ve arayış içindeki insan anlaşılmaz olur; yanlış anlaşılır, aldanır; avunmalar ve hayal kırıklıklarıyla bir ömür sürer; kendini cennetten kovulmuş bir sürgün olarak hisseder; bazen de insanî bir ihtiyaç, iklim ve estetik değer olarak dine yönelir.

Anahtar Kelimeler


Abdülhak Şinasi Hisar; Hayal; Hakikat; Tutunamama; Yüzleşme

Tam Metin:

PDF